Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2020 Pazar

NE OLACAK HALİMİZ...

Kendi kendimize gülüyoruz
biliyormusunuz neden..?
Deliren bir toplum oluyoruz ufukta görünen...
"Sol"umuza güvenemez olduk,
"Sağ"ımız öldürüyor...
Ortada sandık gibi kalakaldık...
________Siyaset rezalet, rezalet siyaset!!!!


Herkes bir yerlere saklanma çabasında,
sessiz kalıyor cümleler...
Sabahları "Günaydın",
akşamları "İyi akşamlar"
mutlu hafta sonları dilerken
insanlar mutlu ve sevecen
yaşam dört dörtlük...
________Zamlara da alıştık!!!!


Heyhat,
Ülkenin sorunları almış başını gidiyor
Tarikatlar, vakıflar
Hazineyi tırtıklar
sonu gelmez yobaz yaratıklar...
Herkes olmuş yorumcu
konuşuyor da konuşuyor
hepsi birer kurtarıcı, kahraman
hepsi birer palavracı
gölgelerinden korkan...
Yani ses var görüntü yok...
Gürültü kirliliği çok...
Bir elinde cımbız bir elinde ayna,
hayat bize güzel..
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın hesabı...
_______Çocuklar ölüyor, çocuklar!!!!


Bakıyorum,
sosyal medya'da isyan, paylaşımlar, küfürler,
sonrası lay lay lom...
Şarkılar, türküler,
hayırlı cumalar, hayırlı kandiller
________Bitmeyen dert çocuk gelinler!!!!


Çay, kahve isteyen, simit de var buyrun....
Ey ahali; duyduk duymadık demeyin
Ankara'dan ötesi yangın yeri..
Doğumuz yanıyor yürekler kanıyor
Kar, kış, kıyamet tam bir felaket
Okullar kapanıyor, evler çöküyor, 
yokluk, yoksulluk hak getire...
_________İnsanlar ölüyor, insanlar!!!


Batı'da ne var ne yok,
hava güneşli, ya da yağmurlu, hayat pahalı,
trafik yoğun, metro, tren tıklım tıklım,
arada bir intiharlar, kendini yakanlar,
suriyeli mülteciler, kuveytli zenginler,
deprem korkusu var bir de
idare edip gidiyoruz işte...
_________Bedava yaşıyoruz sanki!!!


ve, derin derin kanıyoruz,görüyorum…
kanarken tuzlu suya girmiş gibi…
yanıyorum, acıyorum…
bir kişiye bile duyurmadan, çığlıklar atıyorum…
susuyorum…
dışıma gülüyorum, gürül gürül içime ağlıyorum…
ah'lar, vah'lar ediyorum
bitmez kelimeler, biliyorum…
yapacak başka şeyim yok…
bağıra çağıra susuyorum…
Susuyorum da susamıyorum...
Yapacak bir şeyler olmalı,
Ben susarsam, sen susarsan
kim konuşacak,
kim çözüm bulup bu kaostan kurtaracak...
Herkes yerinden memnun,
ne ala memleket
Vallah uykuda bu millet...
Mum da bitmek üzere gelen karanlık bir felaket...

Hadi bakalım,

"Elma" dersem çıkın,
"Armut" dersem çıkmayın...


Elma, Elmaaa, Elmaaaaaaaa...

Huuuuu, kimse yok mu etrafta?....

______çevrimdışı_____

Anladım, alan razı veren razı
bozmayın siz bu tarzı....
.......................................!
..........................................!

27 Kasım 2019 Çarşamba

ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

Atatürk’ü sevmeyen/hazmedemeyen insanlar, sürekli olarak Atatürk’ü bir “Irkçı” olarak gösterme eğilimi sergilerler. “Atatürk Milliyetçiliği”‘nin, “Türk Irkçılığı” olduğu konusunda ısrar ederler.
Atatürk Milliyetçiliği ile Irkçılığı aynı kefeye koymak cehaletten başka bir şey değildir...
Atatürk’e göre, “zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan, beraber yaşamak hususunda ortak arzu ve kabulde samimi olan ve sahip olunan mirasın korunması hususunda iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden meydana gelen topluluğa” millet denir.
Atatürk’ün “dini, mezhebi, dili ne olursa olsun kendini Türk olarak gören ve Türk gibi yaşayan herkes Türk’tür”, demesi Atatürk milliyetçiliğinin kültürel ortaklığa dayalı ve birleştirici olduğunu göstermektedir. Bu anlamda Atatürk milliyetçiliğinde temel şart, milli birlik ve beraberlik, ortak kültür, ortak duygu ve ortak düşüncedir.
“Irkçılık” nedir, ona da şöyle bir göz atarsak:
Irkçı, insan ırklarının renk ve fiziki şekli esas alınarak birbirlerinden üstünlüğünü temel alan Irkçılık felsefesini benimsemiş kişilere verilen addır. Irkçı insanların göstermiş olduğu bu tutuma ise “ırkçılık” adı verilmektedir.
Irkçılık genel olarak çeşitli insan ırkları arasındaki biyolojik farklılıkların kültürel veya bireysel meseleleri de tayin etmesi gerektiğine ve doğal sebeplerle bir ırkın (çoğunlukla kendi ırkının) diğerlerinden üstün olduğuna ve diğerlerine hükmetmeye hakkı olduğuna duyulan inanç veya bu değerleri kabul eden doktrindir.
Amerika ve Afrika'da (sömürgeci ülkeler) Beyaz ırkı, siyahi ırka göre üstün, tutarken, Hitlerin de Alman halkının üstün ırk görmesi ırkçılıktır.. Tekrar sorarım, Türkiye Cumhuriyeti’nde bugüne kadar böyle bir manzaraya rastlayan olmuş mudur?
Sizce Atatürk’ün böyle bir anlayışı var mıdır?
“Safkan Türk Irkı” nı, diğer ırklardan üstün tutmak gibi?
Ya da onun kurduğu Cumhuriyet’te bugüne kadar böyle bir uygulamaya rastlanmış mıdır?
"Türk'ler, Kürt’ler, Gürcüler, Çerkezler, Abazalar, Yahudiler, Ermeniler, Rumlar asırlar boyu iç içe, yan yana yaşamışlar ve kimse kimseye hakaret edici aşağılayıcı hareketler de bulunmamış rencide dahi etmemiştir...
Atatürk’ün “dini, mezhebi, dili ne olursa olsun kendini Türk olarak gören ve Türk gibi yaşayan herkes Türk’tür”, demesi Atatürk milliyetçiliğinin kültürel ortaklığa dayalı ve birleştirici olduğunu göstermektedir. Bu anlamda Atatürk milliyetçiliğinde temel şart, milli birlik ve beraberlik, ortak kültür, ortak duygu ve ortak düşüncedir.
Atatürk’ün birçok söylev ve demecinde kullandığı Türk ifadesi, ırkla ilgili bir kavram değil hukuksal ve coğrafi bir tanımlamadır. Çünkü Atatürk e göre “Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde yaşayan ve kendini Türk olarak gören herkes Türk’tür.”
Atatürk Milliyetçiliği, 1924 Anayasası’nın 88. Maddesinde şu şekilde somutlaştırılmıştır:
“Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) itlak olunur.”
Bütün milletlerin yaşama hakkına saygı gösteren Atatürk, Milliyetçilik anlayışının barışçılığa dayandığını ve yayılmacılığı reddettiğini şu sözlerle ifade etmiştir:
“Bize milliyetçi derler, fakat biz öyle bir milliyetçiyiz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve rüya yet ederiz.”
Son olarak Atatürk Milliyetçiliği, dine dayalı ve ümmetçi bir toplum yapısından, modern bir ulus aşamasına geçişi sağlaması nedeniyle Türk modernleşme süreci açısından da oldukça önemlidir.
Atatürk Milliyetçiliğiyle dönemin en ileri devlet modeli olan ulus devlet organizasyonu sağlam temeller üzerine inşa edilmiş; eğitim, kültür, dil ve tarih gibi birçok konu, milliyetçi temelde ele alınarak yürütülmüştür.
Atatük’ün kültürel içerikli, barışa dayalı, ırkçılık ve şovenizmden uzak olan milliyetçilik anlayışının şu temel özellikleri taşıdığını söyleyebiliriz:
  *    Ulusal birlik, beraberlik ve bütünlüğü esas alır,
  *    Saldırgan değil, barışçıdır.
  *    Irkçılık ve şovenizme karşıdır.
  *    Diğer ulusların haklarına saygılıdır.
  *    Laik ve çağdaş düşünceye açıktır

Atatürk, milleti, manevi ögeleri ön plana çıkararak tanımlamıştır.

29 Haziran 2018 Cuma

CUMHURİYET...

Sanma ki;
sevmekle usanır bu yürek.
Kader de varsa eğer,
özgürce ölmesini de bilirim elbet.
Zannetme ki;
zorba bir baskıdan korkar yürek.
Bir değil bin ömrüm olsa da
beklemesini bilirim elbet...
Hür yaşadım, hür yaşarım,
kopsa da kıyamet....
Ne irtica, ne zulüm, ne baskı, ne cehalet,
Bu vatan;
biz Cumhuriyet çocuklarına emanet...
Cumhuriyet güneşi
bir gün yeniden doğacaktır elbet...
Varlığınla başlayan bir Cumhuriyetin,
yokluğunla bitirilmesine alışamadım,
aklımdan ilkelerini hiç çıkarmadım
ben hiç sensiz kalmadım...
"Türk Milletinin tabiatına ve geleneklerine
en uygun olan yönetim, cumhuriyet yönetimidir"..
Sözünü hiç unutmadım....

2 Mayıs 2017 Salı

ATLARIN BÜYÜLÜ DÜNYASI



Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz…
Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.
Fakat sanatkar olamazsınız.

             Gazi Mustafa Kemal Atatürk







RENKLERİN KRALİÇESİ
  'NAZAN PAMUK'
İstanbul doğumlu olan sanatçı Almanya’da geçen çocukluk yıllarında resimle tanıştı. Türkiye’ye döndükten sonra Temel Sanat Eğitimi Uygulamalı Resim Bölümünden iyi dereceyle mezun oldu. Uzun yıllar çalışmalarını evinde, kendi atölyesinde ve akademisyen Yavuz Deniz atölyesinde sürdürdü. Bakırköy Sanat Merkezi (BSM), Bakırköy Kültür ve Sanat Merkezi (AFEM), Taksim ART Gallery ve kendi atölyesi bünyesinde sanat eğitmenliği yaptı.
Çeşitli müzayede ve galerilerde eserleri sergilenmiş olan sanatçı yurtiçi ve
yurtdışında düzenlenen kişisel ve karma sergilerde eserlerini sanatseverlerle  paylaşmayı sürdürüyor. Ressam Nazan Pamuk, sürrealist ve fantastik tarzıyla öne çıkan eserlerinde ağırlıklı olarak figür üzerinde çalışıyor. Nazan Pamuk kendisini etkileyen toplumsal durumları veya tanık olduğu, etkisinde kaldığı görüntüleri kendi kadrajında hayal edip tuvale dökmesiyle biliniyor. Sanatçı duyarlılığı ve bilinciyle sürdürdüğü sanat yaşamında toplumsal konuları odak noktasına koyarak zihnindekileri paylaşmaya çabalıyor.
Sanatseverlere görsel şölen sunmanın yanı sıra insanları düşündürmek, topluma mesaj vermek motivasyonuyla aralıksız üretmeye devam eden ressam Nazan Pamuk "Atların Büyülü Dünyası" Koleksiyonunu genişleterek 10-23 Mayıs tarihleri arasında Eskişehir’de 24. sergisini sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.


İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.
                                   Gazi Mustafa Kemal Atatürk


Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir.
                                  Gazi Mustafa Kemal Atatürk



Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.
                                 Gazi Mustafa Kemal Atatürk



Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
                                                     
                Gazi Mustafa Kemal Atatürk

HİÇ BİR ŞEY OLAMADIK,  ÖZENTİDEN BAŞKA...   "Ah Müjgan... Çok arada kaldık biz, Kendimiz olamadık. Tespih elimize, Malboro ağzımıza yak...