Hasretim, özlemim, bitanem, kadınım, Aşkım,
Bu gün başka bir özlem hasret oluştu yüreğimde.
Söküp atamadım bir türlü.
Her yerde, her nefesimde, düşüncelerimde sen…
Bak işte sensiz olamıyorum ben.
Ne kadar güzelsin, zarif ve hoş'sun, bir gülün dalında açışı gibi..
Bir kelebeğin, renk renk uçuşu gibi..
Bir denizin durgun maviliği gibi..
Öyle güzelsin ki, özlem duyupta yanında olamadığım sevgilim..
İnan bitanem asla yalan söylemiyorum,
Sana olan özlemimi, senin için atan kalp atışlarımda hissediyorum...
Hele senin de ben'de olan özlemini soludukça..
Sanki nefessiz kalıyorum
Hayallerimde yıkılıyorum..
Sana kavuşacağım günü beklerken yorğun düştüğüm bu gönül yollarında..
Biliyormusun Aşkım, elimde değil, özlem duyuyorum dedim ya sana bitanem,
Hislerim kalbimde ağladıkça,
Duygularım senin özleminden nefes aldıkça..
Seni özlüyorum..
Seni özledikçe..
Gözlerimde hep senin özlemini görüyorum...
Ben bende değilim artık, sende seninle yaşıyorum
Nasıl anlatılır bilmem ama, sensiz uyku tutturamıyorum gecelerime,
Duymadan o güzel sesini, uyku girmiyor işte bu yorgun gözlerime.
Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor, acaba aradı mı? diye.
Öyle özledim ki, sesinin sesimdeki yankısını!
Çocuksu gülümsemene neden olan mutlu bakışlarını…
Beni sevme şeklini öyle özledim ki…
Öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden buğulanmasını…
Ah bir bilsen sevgilim,
Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen,
İçimde kopan fırtınaları, aşkı, sevdayı...
Öyle özledim ki seni, aradığımda sesindeki neşeyi…
Bitanecim dersin de, özledin mi beni demezsin.
Bende belki tam anlatamam sana olan hasretimi diye
Nasıl özlediğimi, seni nasıl sevdiğimi ispatlayayım diye hep sevdiğimi söylerim.
Güzel gözlüm, öyle özledim ki seni…
Yüreğim bir mecal kaldı şimdi.
Her gece yatağıma geçip çalmasını bekliyorum lanet telefonumun.
Her gece yalvarıyorum Tanrıma, bir an önce geçsin bu zaman bu bekleyişler diye…
Ve her gece uykuyu haram ediyorum gözlerime.
Ah kadınım, öyle özledim ki seni…
Tıraş bile olmuyorum eskisi gibi.
Sen sakın kesme dedin ya o sakalları..
Sakallarımı şimdi daha çok seviyorum sen seviyorsun diye....
Sevdiğim, öyle özledim ki seni…
Sesini, nefesini, bana doğru kurduğun cümlelerin her bir kelimesini…
Kaçamak, çekingen, ürkek ama sevgi dolu bakışlarını...
Şimdi bekliyorken senden gelecek tek bir seslenişi, nasıl zor bir bilsen,
Nefes alıp verdiğimde hasret ciğerlerimi yakıyor, özlem saçlarımdan tutup çekiştiriyor.
Sensin onun dermanı diyor içimdeki ses her gece.
Canımın taaaa içi, öyle özledim ki seni…
Her derdini alırım üstüme, sen üzülme sen yorulma sen düşünme isterim, ben bakarım çaresine…
Yeter ki gülsün yüzün derim, ben meydan okurum senin için bu alemin cümlesine…
Kurban olduğum, aşkların en güzeli, bir tanem, gül bakışlım, kalbimin birincisi…
Öyle özledim ki seni, sesini, nefesini…
Geçsin zaman kavuşayım sana artık, mutluluktan kes şu nefesimi…
Seni öyle seviyorum ki, ne anlatabilirim ne de tarif edebilirim....
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Aralık 2018 Perşembe
23 Temmuz 2018 Pazartesi
AH ŞU ERKEKLER....
Adem'den bu yana erkekler ve onların davranışları hakkında onlarca şey okumuş, duymuş ve görmüşsünüzdür. Ama hiçbiri bu yaptığım tespitler kadar eğlenceli değildir umarım....
Kadınlar arasında erkeklerin davranışları, onların basit yapılarına rağmen kadınlara karmaşık gelmeleri kadınlar arasında ki muhabbetlerde oldukça konuşulan bir konudur.
''Niye böyle yapıyorlar?'',
''Neden bu kadar anlayışsızlar?'',
''Neden ilk baktıkları yer dış görünüşümüz?''
gibi sorular, sohbetin en koyu anlarında sıkça sorulan sorulardır.
Her kadının kendi terübelerine göre yorumunu kattığı (aslında yaralarına dem vurduğu) bu konuyla alakalı erkeklerin bile tespitlerde bulunduğunu biliyor musunuz?..
Biliyorsunuzdur tabi...
Mesela;
Jean Kerr;
"Bir erkekle evlenmek uzun süredir vitrinde gözünüze takılmış bir şeyi satın almaya benzer. Çok hoşunuza gider ama eve gelir gelmez evdeki hiçbir şeye uymadığını fark edersiniz."
Bernard Shaw'da,
"Erkekler yarım düzine plağı bulunan bir gramafon gibidirler. Kısa sürede bu plakların tümünden bıkarsınız ama her konuk geldiğinde masada oturup onları bir daha dinlemek zorunda kalırsınız."
diye söylemlerde bulunmuştur....
Erkekleri mizahi olarak şöyle bir irdelersek.....
Örneğin;
Erkekler yeni doğmuş bebek gibidirler.
Acıkınca mama, ağlayınca suyunu eksik etmemelisiniz..
İlk başta çok şirin görünürler, ama bir süre sonra altlarını bile değiştirmekten sıkılırsınız.
Erkekler kahve gibidirler.
En iyileri gönlü zengin ve sıcaktır, .
Lakin siz sütlü kahveden olanını yani mülayim olanını seçin, yoksa sizi bütün gece ayakta tutabilirler...
Erkekler bilgisayar gibidirler.
Anlaşılmaları kolay değildir ancak hiçbir zaman yeterli hafızaya sahip değildirler.
Daima en son programı yükleyerek gigabaytlarını yükseltmek gerekir...
Yoksa error verirler, yeniden programlamak zordur...
Erkekler uzaktan kumanda aleti gibidirler.
Basit. Kullanımı kolay.
Ve genellikle televizyonun yakınında uzanmış durumda,
Ama her zaman elinizin altındadırlar...
Erkekler yıldız falı gibidirler.
Size her zaman ne yapacağınızı söylerler ve genellikle de yanlıştırlar.
Falınızın doğru çıkması yüzde ellidir...
Erkekler iş makinaları gibidirler.
Çok gürültü yaparlar ama çalıştırılmaları zordur.
Hiç kontak kapatmadan gaz vermelisiniz..
Erkekler termos gibidirler.
Sıcak veya soğuk farketmez,
İçini bira doldurup her yere taşıyabilirsiniz.
Erkekler şilte gibidirler.
Eninde sonunda en iyileri bile deforme olur.
Sık sık temizleyip kontrol etmeniz gereklidir...
Erkekler Brezilya dizileri gibidirler.
Seyretmesi eğlenceli, bazen heyecanlı, bazen can sıkıcı...
Ya da Türk dizilerine benzerler, bir bakarsınız en romantik sahnenin içinde aniden maço olup vurdulu kırdılı sahnelere dönüşürler....
Şimdi son olarak;
Linda Sunshine'nin erkekler için söylediklerini kulak ardı etmeyin,
"Eğer kendiniz hakkında konuşursanız, erkek sıkıcı olduğunuzu düşünecektir. Eğer başkaları hakkında konuşursanız dedikoducu olduğunuzu düşünecektir. Eğer kendisi hakkında konuşursanız, dünyanın en zeki ve hoş sohbet kadını olduğunuzu düşünecektir."
Neden bir erkeğe psikanaliz yapmak, bir kadına yapmaktan daha kolaydır?... Çünkü çocukluğa geri dönmeleri hiç vakit almaz. Zaten kaç yaşında olurlarsa olsunlar hep çocukturlar.
Valhasıl, erkektir ne yapacağı belli olmaz, siz kadınlar her ihtimale karşı dizginleri elden bırakmayın, arabanın direksiyonu erkekte ama fren ve gaz pedalı sizde olsun...
Ancak her duyduğunuza ve benim yazdıklarıma da pek inanmayın n'olmaz, n'olmaaazz....
Kadınlar arasında erkeklerin davranışları, onların basit yapılarına rağmen kadınlara karmaşık gelmeleri kadınlar arasında ki muhabbetlerde oldukça konuşulan bir konudur.
''Niye böyle yapıyorlar?'',
''Neden bu kadar anlayışsızlar?'',
''Neden ilk baktıkları yer dış görünüşümüz?''
gibi sorular, sohbetin en koyu anlarında sıkça sorulan sorulardır.
Her kadının kendi terübelerine göre yorumunu kattığı (aslında yaralarına dem vurduğu) bu konuyla alakalı erkeklerin bile tespitlerde bulunduğunu biliyor musunuz?..
Biliyorsunuzdur tabi...
Mesela;
Jean Kerr;
"Bir erkekle evlenmek uzun süredir vitrinde gözünüze takılmış bir şeyi satın almaya benzer. Çok hoşunuza gider ama eve gelir gelmez evdeki hiçbir şeye uymadığını fark edersiniz."
Bernard Shaw'da,
"Erkekler yarım düzine plağı bulunan bir gramafon gibidirler. Kısa sürede bu plakların tümünden bıkarsınız ama her konuk geldiğinde masada oturup onları bir daha dinlemek zorunda kalırsınız."
diye söylemlerde bulunmuştur....
Erkekleri mizahi olarak şöyle bir irdelersek.....
Örneğin;
Erkekler yeni doğmuş bebek gibidirler.
Acıkınca mama, ağlayınca suyunu eksik etmemelisiniz..
İlk başta çok şirin görünürler, ama bir süre sonra altlarını bile değiştirmekten sıkılırsınız.
Erkekler kahve gibidirler.
En iyileri gönlü zengin ve sıcaktır, .
Lakin siz sütlü kahveden olanını yani mülayim olanını seçin, yoksa sizi bütün gece ayakta tutabilirler...
Erkekler bilgisayar gibidirler.
Anlaşılmaları kolay değildir ancak hiçbir zaman yeterli hafızaya sahip değildirler.
Daima en son programı yükleyerek gigabaytlarını yükseltmek gerekir...
Yoksa error verirler, yeniden programlamak zordur...
Erkekler uzaktan kumanda aleti gibidirler.
Basit. Kullanımı kolay.
Ve genellikle televizyonun yakınında uzanmış durumda,
Ama her zaman elinizin altındadırlar...
Erkekler yıldız falı gibidirler.
Size her zaman ne yapacağınızı söylerler ve genellikle de yanlıştırlar.
Falınızın doğru çıkması yüzde ellidir...
Erkekler iş makinaları gibidirler.
Çok gürültü yaparlar ama çalıştırılmaları zordur.
Hiç kontak kapatmadan gaz vermelisiniz..
Erkekler termos gibidirler.
Sıcak veya soğuk farketmez,
İçini bira doldurup her yere taşıyabilirsiniz.
Erkekler şilte gibidirler.
Eninde sonunda en iyileri bile deforme olur.
Sık sık temizleyip kontrol etmeniz gereklidir...
Erkekler Brezilya dizileri gibidirler.
Seyretmesi eğlenceli, bazen heyecanlı, bazen can sıkıcı...
Ya da Türk dizilerine benzerler, bir bakarsınız en romantik sahnenin içinde aniden maço olup vurdulu kırdılı sahnelere dönüşürler....
Şimdi son olarak;
Linda Sunshine'nin erkekler için söylediklerini kulak ardı etmeyin,
"Eğer kendiniz hakkında konuşursanız, erkek sıkıcı olduğunuzu düşünecektir. Eğer başkaları hakkında konuşursanız dedikoducu olduğunuzu düşünecektir. Eğer kendisi hakkında konuşursanız, dünyanın en zeki ve hoş sohbet kadını olduğunuzu düşünecektir."
Neden bir erkeğe psikanaliz yapmak, bir kadına yapmaktan daha kolaydır?... Çünkü çocukluğa geri dönmeleri hiç vakit almaz. Zaten kaç yaşında olurlarsa olsunlar hep çocukturlar.
Valhasıl, erkektir ne yapacağı belli olmaz, siz kadınlar her ihtimale karşı dizginleri elden bırakmayın, arabanın direksiyonu erkekte ama fren ve gaz pedalı sizde olsun...
Ancak her duyduğunuza ve benim yazdıklarıma da pek inanmayın n'olmaz, n'olmaaazz....
28 Haziran 2018 Perşembe
KADINA DAİR NE VARSA.....
Adam gibi adam derler de, kadın gibi kadın demezler mesela, Taş gibi derler, Kezban derler, Erkek Fatma derler....
Sevdiğiniz kadına adamlık taslamanıza gerek yok, azıcık adam olun yeter......
Kadın olmak suçtur bu hayatta. Severse deli derler, sevmezse kötü derler. Hemen elde edilince basit olur, elde edilmeyenler de konuşmalara meze olur. Kadın susarsa bir şey bilmiyor derler, susmazsa dili uzun, saçı uzun aklı kısa derler... Derler de derler... Bilmezler ki kadınlar neler bilir neler yapar...
Sevdiğiniz kadın için dünyayı yıkmanıza gerek yok, onun dünyasını başına yıkmayın yeter..
Çünkü erkeklere göre sadece kadındır o, soğuk olmak zorundadır, hissetmemesi gerekir, iyi gözükmelidir ama öyle çok iddialı da olmaması gerekir, eksik etektir kadının aklı ermez, gözü açılmamalıdır, sırtından sopa karnından sıpa eksik edilmemelidir.
Sevdiğiniz kadına kendinizi ispatlamanıza gerek yok, size olan sonsuz güvenini suistimal etmeyin yeter...
Oysa erkektir kadını eksik hale getiren, namusunu alıp etek altına iten, inançlarını yok eden. Cesurdur kadın, bir erkekten daha ince düşünür tartar, düşünür, inceler. Seviyorsa bodoslama atlar, sevdiği için tüm engelleri aşar.
Sevdiğiniz kadını göklere çıkarmanıza gerek yok, ona sımsıkı sarılıp ayaklarını yerden kesin yeter...
Bütün erkekler kadını karmaşık bir varlık gibi görür ama cefakar, vefakar yapısı olduğunu, bilinmesi gereken aslında kadının istediği üç şeyin; sevgi, sadakat, dürüstlük olduğunu akıllarına getirmez bilmemezlikten gelirler...
Sevdiğiniz kadına umut vermenize gerek yok, sizinle kurduğu hayallerini boşa çıkarmayın yeter...
Kadın isterse neler yapar bilirmisiniz?..
Hiç merak edipte, sevdiğiniz kadını şöyle göz ucuyla meraklı gözlerle izlediniz mi?.. Her erkeğin yapması gereken bir şeydir aslın da, çünkü sevdiğiniz kadın sizi çaktırmadan öyle bir izler ki, her hareketinizi ezbere bilir, her düşüncenizi aşağı yukarı okur...
Benim izlediğim ve kadınlar hakkında ki gözlemlerimi şöyle sıralayabilirim...
Kadın, evcimen ise küçücük odaya bir sürü eşyayı sığdırır ve neyin nerede olduğunu kesinlikle bilir, aradığını anında bulur...
Mutfağında minicik kavanozlara renk renk reçelleri, doldurur sabahları kahvaltı da önünüze gelince, nasıl ne zaman yaptığına şaşırıp kalırsınız...
Bir su bardağına denizi doldurur, ya fırtınalar koparır, ya şen şakrak, yada hüzünlü olur.. Bardağı taşırtmayın sakın kadınlara yanarsınız....
Mesela hiç el çantasına şöyle bir göz attınız mı?.. Neler vardır neler, eczaneyi, bijuteriyi, aile resimlerini bile bulabilirsiniz o çantanın içinde...
Diyelim ki birlikte akşam yemeğine çıkacaksınız, makyajına bakarsınız ama gözünüz rujuna takılır görürsünüz ki; bir rujuna bir geceyi nasıl sığdırdığını....
Bir elbiseye ne anılar sıkıştırmıştır, bir anlatmaya başlarsa bir şarkıyı dinler gibi hıçkırıklara boğulursunuz....
Sevdiğiz kadını izlerken dikkat edin, bir bakışında şehveti, bir dokunuşunda şefkati bulursunuz, sonrası malum...
Kendinden hep emindir kadın, bir yürüyüşe umursamazlığı, bir dudak büküşe dayanılmazlığı, bir gülüşe unutulmazlığı sığdırır, şapşal eder insanı....
Biz erkekler sanırız ki kadınlar hep mutlu ve uysaldır ama onlar, bir sigaraya efkarını, bir kahveye sırlarını, bir susuşa çığlıklarını saklarlar anlamakta zorluk çekersiniz....
Kadın öyle kutsal öylesine gizemli bir varlıktır ki, bir erkeği bir ömür kalbine ve yatağına , bir bebeği karnına ve tüm hayatına..
Kadın isterse herşeyi sığdırır o minicik yüreğine de, bir kendi yüreğini ve bedenini sığdıramaz nedense şu koca dünyaya.....
Bir kadının ne dediğine değil, ne demek istediğine kulak ver. Çünkü onlar, kimse kırılmasın diye bazı şeyleri söylemezler.
Kadın güçlüdür aslında. Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür; ama ister ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin.
William Golding der ki; "Her kadına sahip olmaya çalışan adam bir kadına hasret kalır! Bir kadına sahip olan adam; Her kadını kendine hayran bırakır.”
Sevdiğiniz kadına adamlık taslamanıza gerek yok, azıcık adam olun yeter......
Kadın olmak suçtur bu hayatta. Severse deli derler, sevmezse kötü derler. Hemen elde edilince basit olur, elde edilmeyenler de konuşmalara meze olur. Kadın susarsa bir şey bilmiyor derler, susmazsa dili uzun, saçı uzun aklı kısa derler... Derler de derler... Bilmezler ki kadınlar neler bilir neler yapar...
Sevdiğiniz kadın için dünyayı yıkmanıza gerek yok, onun dünyasını başına yıkmayın yeter..
Çünkü erkeklere göre sadece kadındır o, soğuk olmak zorundadır, hissetmemesi gerekir, iyi gözükmelidir ama öyle çok iddialı da olmaması gerekir, eksik etektir kadının aklı ermez, gözü açılmamalıdır, sırtından sopa karnından sıpa eksik edilmemelidir.
Sevdiğiniz kadına kendinizi ispatlamanıza gerek yok, size olan sonsuz güvenini suistimal etmeyin yeter...
Oysa erkektir kadını eksik hale getiren, namusunu alıp etek altına iten, inançlarını yok eden. Cesurdur kadın, bir erkekten daha ince düşünür tartar, düşünür, inceler. Seviyorsa bodoslama atlar, sevdiği için tüm engelleri aşar.
Sevdiğiniz kadını göklere çıkarmanıza gerek yok, ona sımsıkı sarılıp ayaklarını yerden kesin yeter...
Bütün erkekler kadını karmaşık bir varlık gibi görür ama cefakar, vefakar yapısı olduğunu, bilinmesi gereken aslında kadının istediği üç şeyin; sevgi, sadakat, dürüstlük olduğunu akıllarına getirmez bilmemezlikten gelirler...
Sevdiğiniz kadına umut vermenize gerek yok, sizinle kurduğu hayallerini boşa çıkarmayın yeter...
Kadın isterse neler yapar bilirmisiniz?..
Hiç merak edipte, sevdiğiniz kadını şöyle göz ucuyla meraklı gözlerle izlediniz mi?.. Her erkeğin yapması gereken bir şeydir aslın da, çünkü sevdiğiniz kadın sizi çaktırmadan öyle bir izler ki, her hareketinizi ezbere bilir, her düşüncenizi aşağı yukarı okur...
Benim izlediğim ve kadınlar hakkında ki gözlemlerimi şöyle sıralayabilirim...
Kadın, evcimen ise küçücük odaya bir sürü eşyayı sığdırır ve neyin nerede olduğunu kesinlikle bilir, aradığını anında bulur...
Mutfağında minicik kavanozlara renk renk reçelleri, doldurur sabahları kahvaltı da önünüze gelince, nasıl ne zaman yaptığına şaşırıp kalırsınız...
Bir su bardağına denizi doldurur, ya fırtınalar koparır, ya şen şakrak, yada hüzünlü olur.. Bardağı taşırtmayın sakın kadınlara yanarsınız....
Mesela hiç el çantasına şöyle bir göz attınız mı?.. Neler vardır neler, eczaneyi, bijuteriyi, aile resimlerini bile bulabilirsiniz o çantanın içinde...
Diyelim ki birlikte akşam yemeğine çıkacaksınız, makyajına bakarsınız ama gözünüz rujuna takılır görürsünüz ki; bir rujuna bir geceyi nasıl sığdırdığını....
Bir elbiseye ne anılar sıkıştırmıştır, bir anlatmaya başlarsa bir şarkıyı dinler gibi hıçkırıklara boğulursunuz....
Sevdiğiz kadını izlerken dikkat edin, bir bakışında şehveti, bir dokunuşunda şefkati bulursunuz, sonrası malum...
Kendinden hep emindir kadın, bir yürüyüşe umursamazlığı, bir dudak büküşe dayanılmazlığı, bir gülüşe unutulmazlığı sığdırır, şapşal eder insanı....
Biz erkekler sanırız ki kadınlar hep mutlu ve uysaldır ama onlar, bir sigaraya efkarını, bir kahveye sırlarını, bir susuşa çığlıklarını saklarlar anlamakta zorluk çekersiniz....
Kadın öyle kutsal öylesine gizemli bir varlıktır ki, bir erkeği bir ömür kalbine ve yatağına , bir bebeği karnına ve tüm hayatına..
Kadın isterse herşeyi sığdırır o minicik yüreğine de, bir kendi yüreğini ve bedenini sığdıramaz nedense şu koca dünyaya.....
Bir kadının ne dediğine değil, ne demek istediğine kulak ver. Çünkü onlar, kimse kırılmasın diye bazı şeyleri söylemezler.
Kadın güçlüdür aslında. Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür; ama ister ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin.
William Golding der ki; "Her kadına sahip olmaya çalışan adam bir kadına hasret kalır! Bir kadına sahip olan adam; Her kadını kendine hayran bırakır.”
24 Şubat 2018 Cumartesi
ROBOT FAHİŞELER GELİYORMUŞ...
Ian Yeoman ve Michelle Mars'ın araştırmasına göre 2050 yılında genelevlerde insan yerine robot fahişeler çalışacakmış. Böylece erkekler hem hastalık kapma korkusu olmadan hem de eşlerini aldattıkları için suçluluk duymadan ve çok daha ucuza çapkınlık yapabileceklermiş.
BU ROBOT FAHİŞELER SADECE DİŞİ Mİ OLACAK?...
Ne farkedecek ki, öyle veya böyle Robotta olsa erkekler yine kaçamak fuhuş yapmış eşlerini aldatmış olmayacaklar mı?
Bu Robot fahişeler sadece dişi olacaksa kadınlara haksızlık edilmiş olmayacak mı?
Biz de erkek Robot isteriz diye ellerinde pankartlarla sokaklara dökülüp isyan ederlerse polisle çatışmalara girecekler mi, cop darbelerine ve Tomalar karşısında durabilecekler mi?..
YANİ 2050 ZOR BİR YIL OLACAK....
Bu işin rizikosuda var tabi,
Mesela; Cinsel birleşme sırasında Robot fahişe bozulursa ne, nasıl olacak?
Tamirci gelip anında onaracak mı?...
Ya da birleşme esnasında şarjı biterse ne olacak?....
Birleşmek isteyen erkek heyecanlanıp tutukluk yapınca Robot fahişe erkeğe "hastir lan sen de erkekmisin" diyecek mi?...
Hadi dedi diyelim, bu laf erkeğin ağrına gitmeyek mi?...
Tabi ki gidecek ve Robot fahişeyi bıçaklayacak, ya da silahını çekip alnının kabağından vuracak, Robot fahişe ölecek mi?.... Adam tutuklanacak mı?..
Bunu duyan adamın karısı "tüh sana adaaamm boyun posun devrilsin, bana bunu da mı yapacaktın" diyerek. çocuklarını alıp anasının evine gidecek, kocasına boşanma davası açacak mı?...
Mahkemeler böyle durumlarda ne yapacak?...
Adam tutuklanacak mı?... Yoksa 8 de 4 robot fahişe suçlu bulunacak, adam kravatlı ve takım elbiseli olduğu için iyi halden serbest mi bırakılacak?...
Diyanet işleri bu konuya nasıl bakacak, Robot fahişelerin en az 9 yaşın da olamasını, veya muta nikahı isteyecek mi?...
Badem bıyıklılar bu duruma sevinecek mi?...
Bu iş çok sorulara gebe... Haa!.. Gebe deyince aklıma geldi, Robot fahişe normal fahişeler gibi olacaksa korunma yöntemi uygulanacak mı?.... Uygulanmazsa hamile kalacak mı, kalırsa kürtaj olacak mı?, kürtaj yapmasına izin verilecek mi?... (biraz fazla mı abarttım yahu)
Yani bu işin sonu yok arkadaş, çok tehlikeli çoook... Ha Robotla yatmışsın ha gerçeğiyle... Fuhuş fuhuştur, yanlış buluştur... En iyisi her ikisini de ortadan kaldıracak bir şey bulun... Yoksa 2050 yılı günümüzünde yaşananların Robotsal bir kopyası olacak....
Doğruluk, dürüstlük, hoş görü ilkesi içinde güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile....
BU ROBOT FAHİŞELER SADECE DİŞİ Mİ OLACAK?...
Ne farkedecek ki, öyle veya böyle Robotta olsa erkekler yine kaçamak fuhuş yapmış eşlerini aldatmış olmayacaklar mı?
Bu Robot fahişeler sadece dişi olacaksa kadınlara haksızlık edilmiş olmayacak mı?
Biz de erkek Robot isteriz diye ellerinde pankartlarla sokaklara dökülüp isyan ederlerse polisle çatışmalara girecekler mi, cop darbelerine ve Tomalar karşısında durabilecekler mi?..
YANİ 2050 ZOR BİR YIL OLACAK....
Bu işin rizikosuda var tabi,
Mesela; Cinsel birleşme sırasında Robot fahişe bozulursa ne, nasıl olacak?
Tamirci gelip anında onaracak mı?...
Ya da birleşme esnasında şarjı biterse ne olacak?....
Birleşmek isteyen erkek heyecanlanıp tutukluk yapınca Robot fahişe erkeğe "hastir lan sen de erkekmisin" diyecek mi?...
Hadi dedi diyelim, bu laf erkeğin ağrına gitmeyek mi?...
Tabi ki gidecek ve Robot fahişeyi bıçaklayacak, ya da silahını çekip alnının kabağından vuracak, Robot fahişe ölecek mi?.... Adam tutuklanacak mı?..
Bunu duyan adamın karısı "tüh sana adaaamm boyun posun devrilsin, bana bunu da mı yapacaktın" diyerek. çocuklarını alıp anasının evine gidecek, kocasına boşanma davası açacak mı?...
Mahkemeler böyle durumlarda ne yapacak?...
Adam tutuklanacak mı?... Yoksa 8 de 4 robot fahişe suçlu bulunacak, adam kravatlı ve takım elbiseli olduğu için iyi halden serbest mi bırakılacak?...
Diyanet işleri bu konuya nasıl bakacak, Robot fahişelerin en az 9 yaşın da olamasını, veya muta nikahı isteyecek mi?...
Badem bıyıklılar bu duruma sevinecek mi?...
Bu iş çok sorulara gebe... Haa!.. Gebe deyince aklıma geldi, Robot fahişe normal fahişeler gibi olacaksa korunma yöntemi uygulanacak mı?.... Uygulanmazsa hamile kalacak mı, kalırsa kürtaj olacak mı?, kürtaj yapmasına izin verilecek mi?... (biraz fazla mı abarttım yahu)
Yani bu işin sonu yok arkadaş, çok tehlikeli çoook... Ha Robotla yatmışsın ha gerçeğiyle... Fuhuş fuhuştur, yanlış buluştur... En iyisi her ikisini de ortadan kaldıracak bir şey bulun... Yoksa 2050 yılı günümüzünde yaşananların Robotsal bir kopyası olacak....
Doğruluk, dürüstlük, hoş görü ilkesi içinde güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
HİÇ BİR ŞEY OLAMADIK, ÖZENTİDEN BAŞKA... "Ah Müjgan... Çok arada kaldık biz, Kendimiz olamadık. Tespih elimize, Malboro ağzımıza yak...
-
HİÇ BİR ŞEY OLAMADIK, ÖZENTİDEN BAŞKA... "Ah Müjgan... Çok arada kaldık biz, Kendimiz olamadık. Tespih elimize, Malboro ağzımıza yak...
-
Argo sözleri ağızların da sakız eden, söylerken bile karşısındakini serseme çeviren ama göze hoş görünüp dinlerken bile keyif verip güld...
-
Kendi kendimize gülüyoruz biliyormusunuz neden..? Deliren bir toplum oluyoruz ufukta görünen... "Sol"umuza güvenemez olduk, ...



