Hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2019 Salı

BUGÜN DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ....

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk;
3 Aralık Dünya Engelliler Günü Erişebilirlik nedeni ile TWİTTER'den "Ülkemizde engellilik alanında 2002 YILINDAN bu yana hak temelli ve bütüncül bir perspektif ile politika, programlar ve projeler üretmeye devam ediyoruz. Engelli bireylerin toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarını sağlamak amacıyla sağlıktan bakım hizmetlerine, eğitimden istihdama ve erişilebilirliğe kadar her alanda hizmet sunmaktayız. Hayaller engelsizdir. El ele oldukça spordan sanata eğitimden çalışma hayatına her alanda engelleri aşmak mümkün" diye paylaşımda bulunmuş..
Çok güzel paylaşımlar da bulunuyor tüm vekill ve bakanlarımız böylesi günler de, çok hoş çok zarif düşünceler bunlar, yalnız bizler sokaklarda ki engelli vatandaşlarımıza da soruyoruz durumlarını. Geçen gün bir kaç arkadaş elimizde fotoğraf makineleri ile  dolaşırken bir engelli vatandaşa denk geldik "abiler bizi de çekin bir yerlere ulaşalım derdimizi şikayetlerimizi anlatalım, bakın battaniye, yastık, yorgan yanımızda sokaklar da kalıyoruz, sıcak havalar da banklar da, soğuk havalar da çocukların parklarda ki oyun oynadığı oyuncakların içine sığınıyoruz. Kimse gelip derdimizi sormuyor bekçiler gece peşimizde bize aykırı muamele yapıyorlar, bizler bu ülkenin vatandaşlarıyız, mültecilere daha çok yardım yapılırken biz engelliler kendimizi ülkemizin kunta kinteleri gibi görüyoruz"
İsmini sordum "ne yapacan ismimi abey cismim burada sürünüyor" dedi.


Utandık....

8 Haziran 2017 Perşembe

YALAN

Yalan yüzyıllardır insanlar için suçluluk psikolojisinden ve cezalandırılmaktan korkma, bir sığınma metodudur.
Yalanın tıp'taki karşılığının bir adı da Mitonmanidir...
 Mitonmani kısaca anlatım ile yalan söyleme hastalığıdır. Kişi kendi söylediği yalana inanır. Mitonami hastaları için yalan söylemek hayatın rutin bir davranışı haline gelir.
Fakat her yalan söyleyende Mitonmanik değildir..
Ama her yalanı da gerçekmiş gibi yemin billah ederek söylemekte doğru değildir...
Kasıtlı olarak gerçekten alakasız, kendine göre değiştirip uyarlayarak, gerçekle ilgisi olmayan sözlerle başkasını kasıtlı olarak aldatmaya yalan denir ve günlük hayatta çoğu kişi karşısındakini kandıracağını düşünerek, sosyal ilişkilerinde hayır diyemediği için, gerçeği sylemesi zor geldiği için, yüzleşmekten kaçındığı için, oluşabilecek olumsuz durumun sonucundan mümkün olduğunca kaçınabilmek için ve ya karşısında ki kişiden korktuğu için yalan söylemeyi tercih ederler ve her yalanın er veya geç ortaya çıkması sonucunda kişinin kendini söylediği yalandan kurtarmak içinde dini alet etmesi inançlara karşıda saygısızlıktır..
Kişinin kendisini daha önemli hissettirmek veya kendisini korumak için söylediği her yalanın çevresinden çok kendisine zararı dokunacağını bilemez. Çünkü yalan söylemek bir hastalıktır..
Yalanı söyledikten sonra haz duyan kişi çoğu zaman pişmanlık duyar ama kendine, eş, dost , akraba ve çevresine, bir daha yalan söylememe konusunda binlerce kere söz versede sözünü yerine getiremez.
Hani bir söz vardır şöyle;
Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer.
Evet hakikat yalanı yetişip geçmesine geçerde  günümüzde o kadar çok yemin billah edereke yalan söyleyen var ki, artık her söylenen yalana inanır olduk..
Doğru söyle yalanı yoksa fena ederler adamı...


Şimdi bir fıkra ile bağlayalım yazıyı....
Kadının biri kocasını üç erkekle aldatıyormuş, her gün
kocası evden gidince üç adam eve gelir ve kadınla yatarmış. Kadın yine böyle bir günün sonunda adamlardan birisine demiş ki:
- Sen yarın gelirken bir tepsi dolma yaptırıp getir;
diğerine de:
- Sen de bir büyük kap ayran getir demiş.
Diğer adam çok fakir olduğu için ona:
- Sen de... Boşver, sen hiç bir şey getirme demiş.
Ertesi gün gelmiş fakat kadın bugünün günlerden pazar olduğunu unutmuş, eteği tutuşmaya başlamış.
- Eyvaah diyerek kocasının yanına gitmiş.
- Sen bugün kahveye filan gitmeyecek misin?
"Ben evde temizlik yapacağım" deyip kocasını zar zor da olsa
evden yollamış. Kocası gittiği gibi üç adam da eve gelmiş.
Kadın demiş ki;
- Siz hemen gidin. Kocam buralarda!
Tam bunu söylerken zil çalmış. Kadın:
- "Eyvah" demiş, "geldi galiba!"
Adamları sağa sola saklamış ve kapıya bakmaya gitmiş.
Kocasını karşısında görünce
- "Ne oldu?" diye sormuş.
Adam da;
- Yahu karnım çok acıktı. Bana dolma yapsana, canım çok istedi" demiş.
Kadın;
- Allahım bir tepsi dolma olsa da yesek!" demiş.
Elinde dolma tepsisi olan adam çıkıp yanlarına gelmiş.
Kadının kocası şaşırmış.
- Sen kimsin yahu?! diye sormuş. Adam sakin bir şekilde;
- Ben Allah tarafından geliyorum. Karınız dolma istedi. demiş. Ve hemen çıkıp gitmiş.kadının kocası olayın şokunu atlatamadan..
- Yaa tamam da.. demiş bu sefer koca;
- Bu ayransız gitmez. Sen bari bi ayran yap.
Kadın büyük bir sevinçle
-Allahım bir damacana ayran olsa da içsek demiş. Ayranı getiren adam çıkıp gelmiş. Kocası tabii çok şaşırmış.
- Sen de kimsin? demiş.
Adam da diğeri gibi;
- Ben Allah tarafından gönderildim. Karınız ayran istedi
diyerek çıkmış gitmiş.
Kocası hayretler içinde, kendi kendine;
- Bizim karı ermiş mi oldu ki? diye söylenmiş.Kadınla kocası yemekleri yemişler ama üçüncü adam hâlâ saklanıyormuş.
bir saat geçmiş, iki saat geçmiş. üç saat derken, adam dayanamayıp çıkmış yerinden. Kadının kocası bağırmış:
- Ulan sen de kimsin!!
Adamın ağzından şu laflar dökülmüş:
- Ben Allah tarafından geliyorum. Boşları alacam.
Yalansız riyasız güzel günleriniz olsun...
Hoş kalın...

HİÇ BİR ŞEY OLAMADIK,  ÖZENTİDEN BAŞKA...   "Ah Müjgan... Çok arada kaldık biz, Kendimiz olamadık. Tespih elimize, Malboro ağzımıza yak...